Archive for Aralık 2006

Aralık 7, 2006

Reklamlar

Bunu da izleyiniz

Aralık 4, 2006

G O O D   B Y E   D E M O K R A S İ

Yorumsuz

Aralık 4, 2006

   Bir diğer ciddi tehdit de Türkiye Cumhuriyeti`nin laik ve demokratik yapısını, çağdaş kazanımlarını ortadan kaldırmayı amaçlayan irtica tehdididir. Bu durağan, bağnaz, dogmalarla hareket eden ve çağın gerisine gidişe özlem duyan anlayış karşısında; Atatürkçü Düşünce Sisteminin diğer niteliklerinin de temeli olan laiklik, akılcı ve bilimci tutumun ayrılmaz bir parçası, Atatürk Devrimlerinin ana hedefi olan çağdaşlaşmanın vazgeçilmez şartıdır. Bundan dolayı laiklik, Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaşlaşması hedefinden ayrı düşünülemez; hiçbir zaman Anayasa’daki ifadesinden farklı yorumlanamaz.

      Birtakım güç odaklarının laikliğe ve Türk vatanının ve ulusunun ebedî varlığına ve Yüce Türk Devleti’nin bütünlüğüne yönelik tüm saldırıları, bizi yürümekte olduğumuz aydınlık medeniyet yolundan asla geri döndüremeyecektir. Onlar rahatsız olsa da Atatürkçü Düşünce Sisteminin temel dayanakları olan laiklik ve Atatürk milliyetçiliği, sonsuza kadar çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin yolunu aydınlatmaya devam edecektir.

      Kalplerimiz aynı kutsal amaçlar için çarptıkça, ulusumuzu parçalamak isteyenlerin planları daima başarısızlığa mahkum olacaktır. Vatanımızın bütünlüğü ve ulusumuzun birliği ancak laik, demokratik ve hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında sağlanabilir. Kurmak ve devam ettirmek uğruna binlerce şehit verdiğimiz ve vermeye devam ettiğimiz cumhuriyetten vazgeçilebileceğinin hayali bile bu vatana ihanettir.

Faşizm Nasıl Bir Şey?

Aralık 3, 2006

Akşam Gazetesi yazarı Engin Ardıç iyi bir fasizm analizi yapmış ve 1950’den önceki yılları söyle bir taramış. Bu ilginç yazının okunması gerekiyor.

Özgürlük Dersi

Aralık 3, 2006

Atilla Yayla bir grup öğrenciye özgürlük dersi veriyor. Mutlaka izleyiniz.

Bağımsız Kurullar…

Aralık 2, 2006

Tamam bağımsız. Ama neyden bağımsız. Halktan bağımsız. Yani halk da neymiş, biz yaparız, halk da kuzu kuzu uyar. Şimdi buna cumhuriyet mi diyeceğiz. Bakın ben size bir açıklama yapayım :

Türk devletlerinde zaten öyle halka bir şeyin sorulmuş olduğu filan pek vaki değil derler. Derken 20. yüzyıl geldi ve dünyada demokrasi filan konuşulmaya başlandı. Bizim devlet büyükleri de “Alın size demokrasi” diye ucube bir şey ürettiler. Halk da anlamadı ya, devletimiz dediyse doğrudur deyip bizimki de demokrasi demeye başladılar.

Gerçekte ise cumhuriyet/demokrasi/halk idaresi öyle vermekle olacak iş değil. Halk biraz cesur olur, iradeyi ele geçirir. İşte o zaman olur cumhuriyet, hem de kimse daha dokunamaz.

Bir gün bu da olur.  Ama çalışmak, anlatmak, bilinçlendirmek gerekir. İşte kimilerinin fikir hürriyetine engel koymalarının amacı da bunu engellemektir.

Kemalizm

Aralık 2, 2006

Kemalizmi bir tür din olarak görebiliriz, ne var bunda? Din kötü bir şey mi ki kemalizm din olamasın? Yani insanların büyük bir inanç ve sevgi ile bağlandığı yüce ve ulu bir ideal. Kemalizm de böyle algılandığına göre din olduğu söylenebilir. Doğru bir din olduğuna inanıyorsanız insanları davet edersiniz, anlatırsınız.. Zorla olmaz.

Nitekim Türk Dil Kurumu’nca 1944 yılında yayınlananı Türkçe Sözlüğün “Din” maddesinde “Örneğin Kemalizm Türkün dinidir” denilmiştir. Daha sonra bu örnek her nedense kaldırılmış.

Yollar, Köprüler …

Aralık 2, 2006

Yeterince Atatürk yolu, köprüsü, caddesi, sokagi vb. var. Abartmamak gerek.  Neredeyse mezarlara bile “Atatürk Mezarligi” denecek. Herseyin asirisi zarar. Bana bu sanki biraz asagilik kompleksi gibi geliyor. Yani “Bizim baska önemli insanimiz yok, ne yapalim, biz de her yere aynı ismi veriyoruz” demek gibi bir sey. Bu Türkiye’yi küçük düsürücü bir durum. Diğer türk büyüklerinin ismi verilmiyor mu hiç? Veriliyor ama dengeli olmalı. Örneğin son dönem Osmanlı hükümdarlarının isimleri nedense pek kullanılmaz.

Herşeyin aşırısı zarar derler. Bu Atatürkçülük için de geçerli bence. Köktenkemalist gibi ilginç kavramlar türeyebilir. Herşeyi eğrisiyle doğrusuyla birlikte ele alırsak daha az yanlış yaparız.

Atilla Yayla

Aralık 2, 2006

Atilla Yayla  kemalizmin eleştirilemez bir şeye dönmüş olmasını eleştirmiş. Kemalist olmayanları “vatan hainliği” ile damgalamak ortaçağ hristiyan toplumlarındaki aforoz ile aynı şey. Daha da ötesi engizisyon gibi baskıcı bir uygulama. Tabi hürriyete liboşluk filan denirse “cumhuriyet sizden fikri liboş, vicdanı liboş, irfanı liboş nesiller ister” diye okumak gerekir M. Kemal’in sözünü. Fikir hürriyetine liboşluk vb. denilmesini son derece yanlış ve sakıncalı buluyorum.